Nick Cave / Bob Dylan

2009-07-30

Yine ekşi sözlük günlerinden bir entry...

Nick Cave bugüne kadar 4 Bob Dylan şarkısını coverlamıştır;
Knocking on heavens door (1984-86 yılları arası konserlerde)
Wanted man (the firstborn is dead)
I threw it all away (to have and to hold soundtrack /şarkıyı scott walker seslendirmiştir)
Death is not the end (murder ballads)

bunun yanısıra ikisi de aşağıda listelenen şarkıları coverlamışlardır;
let it be me (tom jones ve elvis presley tarafından da coverlanmış bir şarkı)
wade in the water (traditional)
long time man (tim rose / traditional)
ring of fire (johnny cash)
jesus met the woman at the well (traditional / alabama singers)
500 miles (the hooters)
hey joe (jimi hendrix)
henry lee (aka: love henry - traditional)
stagger lee (aka: stack a lee - traditional)
king kong kitchee kitchee ki-mi-o (traditional)
bottle up and go (traditional / john lee hooker)
long black veil (johnny cash'te coverlamıştır)
blue suede shoes (carl perkins / elvis presley)
just a closer walk with thee (traditional gospel song)
lost highway (l.payne / hank williams)
fever (elvis presley ve tom waits'te coverlamıştır)

Nick Cave'in de Bob Dylan'ın da New Morning adında şarkıları bulunmaktadır.

Bob Dylan'ın oğlu Jesse Dylan Nick Cave'in Red Right Hand adlı şarkısının video klibini yönetmiştir.

1997 yılında yapılan bir ropörtajda Nick Cave en sevdiği albümün Bob Dylan'ın Slow Train Coming albümü olduğunu beyan etmiştir.

Haziran 1998 yılında yapılan bir ropörtajda Nick Cave sevdiği müzisyenlerden bahsederken Dylan'dan söz açılmış ve hiç bir zaman Dylan ile tanışmadığından bahseden Nick Cave bundan mutluluk duyduğunu, zira tanışırsa o güne kadar yaşadığı o romantik ilüzyonun bozulabileceğinden çekindiğini ifade etmiştir. Röportajdan çok kısa bir süre sonra Glastonbury'de Dylan'ın Nick Cave'in karavanının kapısını çalması ile tanışmışlardır.
(15.06.2003 23:50:33)

Das Auge Des Taifun

2009-07-16

Viyana da bir gece. Kamera şehrin üzerinde geziniyor ve yıldızlar gibi ışıldayan sokak lambaları arasından ringstrasse'ye doğru yaklaşıyor. 16 mayıs 1992, Viyana. Academy of visual arts 300'ncü yılını kutluyor.

Derin bir hırlama hakim oluyor geceye, hareketli ışıklar altında metalik bir gürültü yükseliyor. Görüntü mavi ve kırmızı boyalarla ıslanmış bir kumaş gibi. Araçlar tampon tampona sıraya dizilmişler, köpekler Goethe'nin taştan anıtı altında havlıyorlar. Cam bir tabut, devasa bir tırtıl gibi, geniş caddede aşağıya doğru geliyor. Einstürzende Neubauten kortej içindeki yerini alıyor, Blixa Bargeld uzun boyuyla dimdik en önde duruyor, tıpkı bir anıt gibi, kan ve etten yapılma...


Ani bir gürültü, bilindik bir çekiç sesi, bir zangırdama. Fırtınanın şiddeti ile sürüklenircesine, hızlı hareket eden müzisyenlerin arasında yavaş hareketlerle ilerleyerek kontrast yaratan bir kamera. Yavaşça ilerliyor. Tekerlekler üzerinde camdan bir tırtıl huskyler tarafından çekiliyor. Suni bir kar yağışı camdan duvarlar ve yelkenlerle kuşatılmış buzlu kozanın üstünü örtüyor. Parıldayan dev kırmızı gözler, tv ekranları, araçların arka sinyal lambaları herhangi bir şey için değil sadece orada olmalarından ötürü yanıp sönüyorlar, bir sol, bir sağ, sadece gölgeler sezilebiliyor.


Dev ekranda bir yazı beliriyor: Das Auge Des Taifun...

Şehir sarsılıyor, kendini doğanın gücünün ortasında buluyor bir anda, tayfunda, düşüyor, parçalanmaya başlıyor. Karanlık geleceğin bir anıtıymışcasına kafilenin yolunda duran Metal bir dev çığlıklar atan yuvarlak bir hızar tarafından ikiye ayrılıp düşüyor ve yol açılıyor.

Unicorn'a binmiş gelinlikler içinde bir kadın beliriyor ekranda ve kafileyi dağıtıyor, monitorlerin gürültüsü, acı dolu bir ıslığa dönüşüyor, kıvılcımlar, mitolojik hayvan hızla uzaklaşıyor. Kafile ilerliyor. Uzun, uzun bir nota, sonsuz bir sine wave herşeyi kaplıyor ve yolculuk devam ediyor. sine wave geldiği gibi uzun bir notaya dönüşüp uzaklaşıyor ve ardından sadece rüzgar şarkı söylüyor...

Zentrifuge eşliğinde kendini kaybediyor Viyana... 300'ncü yılı böyle kutlanıyor academy of visual arts'ın... Paulus manker tarafından yönetilen bu performansta Einstürzende Neubauten akıllara durgunluk veren performansı ile avusturyalıları büyülüyor...


Temmuz 2009 İstanbul, İdil Biret Topkapı sarayının avlusunda Çaykovski çalıyor ve...

Who's that boy?

2009-07-09

Bu sefer ben birşey yazmıyorum... Siz yazın!!!

Bir Yaz Gecesi Rüyası...

2009-07-06

Tüm grup elemanları tarafından, yere konulmuş metal parçalarına vurularak çıkartılan seslerle başlayan ve ardından Jochen Arbeit'ın çaldığı akordeon ile her notanın içinizde en dokunulmaması gereken yerlere çarptığını hissettiğiniz, iç sızılarına, göz buğulanmasına, dudak kenarında acı dolu minik bir tebessüme yol açan, tanımlara sığmayacak kadar güzel bir şarkı...
Rüyalardaki sevgili Stella Maris'ten sonra yine karşımıza çıkıyor Neubauten sahnesinde.. Yine aşık oluyoruz Ona ve yine kavuşamıyoruz "rüyalarının karanlıkta ışıldadığını görene dek"

Was ich in deinen Träumen suche? (What am I seeking in your dreams?)
Ich suche nichts... (I'm not seeking...)

Bis ich deine Träume im Dunklen leuchten seh'..

(Until I see your dreams shining in the dark...)




The Weeping Song

2009-07-04

3 mart 2003'te ekşi sözlüğe Blixa Bargeld'in artık bir Bad Seed olmadığını yazmışım ve Bargeld'in tutumunu bildiğimden Nick Cave'in durumuna üzüldüğümü ifade eden bir entry ile belirtmişim bu durumu... 6 koca yıl geçmiş üzerinden... Mick Harvey'nin ayrılması da Nick Cave cephesinde sevimsiz sonuçlar doğuracak diye düşünmüştüm yakın geçmişte...

Bargeldsiz, Mick Harveysiz Bad Seeds... tam da bunları düşündüğüm bol bol Mick Harvey ve zaten sıklıkla Einstürzende Neubauten dinlediğim bu günlerde youtube'e düşen bir video içimin cız etmesine sebebiyet verdi. Bargeldsiz, Mick Harveysiz Bad Seeds'in icra ettiği ve Nick Cave'in kadim dostu Bargeld'e olan özlemini dile getirdiği The Weeping Song... Başlangıçta sevimli geldi Bargeld hakkında söyledikleri... Ancak ardından icra edilen The Weeping Song...

Buyrun siz de izleyin...



“Blixa? Well, he went away. He went away about five years ago. And this song…(birileri The Weeping Song diye bağırıyor) I know, it’s…well that’s kind of you to say, sir. But this is for Blixa Bargeld. This is always for Blixa Bargeld.”
 
◄Design by Pocket