Bomb Painting!

2009-06-26

Pek yakında Massive Attack'ten yeni albüm ile ilgili haber alacağımıza dair bir işaret Bomb Painting!


2 yıldır yılan hikayesine dönen bir aralar adının "The Weather Underground" olacağı fısıldanan şarkılarının çoğunu konserlerinde dinlediğimiz albümden halen haber olmaması Massive Attack seyircisini üzse de Robert Del Naja (aka 3D) yeni albüm hakkında pek yakında bir gelişmeyi bizlerle paylaşacaklarını ifade etmiş durumda. Yakında bir haber alacağımıza dair bir haber almak bile sevindirici diyerek son istanbul konserleri hakkında ekşisözlüğe yazdığım entry'yi iliştireyim... 13 temmuz 2008 massive attack istanbul konseri başlığından...

5 yıl 1 gün sonra yine parkormanda bize inanılmaz bir gece yaşattı Massive Attack... Çoğunlukla yeni şarkılardan oluşan bir setlist ile yeni albümü bekleme konusunda daha da heyecanlı bir döneme girdik sayelerinde. 3d'nin performansını biliyorduk, Daddy G'nin ve Horace Andy'nin de öyle ve hatta United Visual Artists'in yapabileceği şeyleri de görmüştük daha önceden ama bu yeni şarkıları hiç bilmiyorduk ve bu yeni şarkılar kadar aslen bildiğimizi düşündüğümüz şeyleri yeniden tüm gerçekliğiyle orada görmek de "afallamak" kelimesinin hakkını vermemizi sağladı.

İlk bise kadar herşey rüya gibi devam ediyordu, teardrop'a bu sefer sesini veren Dot Allison değil beyazlar içerisinde meleği oynayan Stephanie Dosen idi. Sahnedeki duruşu bana Martin L. Gore'u anımsattı... Yeni albümde kingpin, red light ve marooned adlı şarkılarda da bol bol duyacağız stephanie hanımefendinin sesini. Daha önceki iki konserde Safe From Harm'daki performansıyla bizi büyüleyen Deborah Miller yerini "bizi safe from harm'daki performansıyla büyüleyen" Yolanda Quarty'ye bırakmıştı. Safe from harm'da zihnimizde akanların, Massive Attack sahnesinde ledlerde aktığını görmek gerçekten çok yüksek bir sevince sebebiyet verdi. Bu yazıların türkçe olması da Massive Attack'e yakışır bir incelikti.

Dediğim gibi herşey rüya gibi devam ediyordu ki bir anda gittiler! Alkış ıslık derken ilk bis sahneye geldiklerinde Horace Andy'yi mikrofonun başına doğru yürürken gördüğümüzde Angel diye haykırdık. Yanılmamıştık, Horace Andy tüm sempatikliği ve minimal hareketlerle gerçekleştirdiği harika dansı eşliğinde Angel söyledi. Ardından sahneye tekrar Yolanda geldi ve orjinalinden bir hayli sert çalınan bir Unfinished Sympathy ile bizi bilmediğimiz bir noktaya doğru sürükledi... Dobro'ya...

Dobro'da kaldık biz... Onlar bi gittiler tekrar alkış ıslık sağolsunlar yine geldiler ve yine gittiler... biz hala dobro'yduk!!! O, o neydi allaşkına öyle!?!

The World's A Girl

2009-06-23

Nick Cave'in kolundaki çirkin kurukafa dövmesinin altındaki bantta yazan isim, Bad Seedgillerin kankası, Gudrun Gut'un gülü, hıçkırıklara boğulmuş Mary Bellows... Nam-ı diğer Anita Lane'den sabahları tebessüme boğabilecek güzellikte bir şarkı...


Kreuzberg!

2009-06-11

Düğün salonları 70'lerde ve 80'lerde sıklıkla rock gruplarının provaları için kullanılır hale gelmişti. Bu durum sadece Türkiye ile sınırlı kalmamış 80'lerde Berlinde Punk ve Neue Deutsche Welle grupları tarafından konser mekanı olarak da düğün salonları kullanılmış. Gudrun Gut, Beate Bartel ve Bettina Köster'in ilk grubu Mania D. ile 1980'de yapılmış bir röportajda bu konuya değiniliyor.



Çoğunlukla Türklerin yaşadığı dönemin kenar mahallesi olan Kreuzbergde işgal evlerinde ya da çok düşük meblağlara kirada oturan punkların Türklerle sıkı ilişki içinde olduklarını ve neo nazilere karşı Türkleri koruduklarını biliyoruz. Blixa Bargeld'in büyüdüğü yer olan Kreuzberg Berlin Duvarının dibinde bulunuyor. Nick Cave ingiltere macerası The Birthday Party'yi sona erdirdikten sonra berline taşınıyor ve kreuzberg'de bir evde yaşıyor. The Firstborn is Dead, Kicking Against The Pricks, Your Funeral My Trial ve Tender Prey berlin yıllarında yayınlanıyor.

Kreuzberg, duvar ve teyzeler

The Good Son albümünün kayıtları için stüdyoya kapanan Nick Cave and The Bad Seeds 15 gün sonra stüdyodan çıktığında berlin duvarının yıkıldığını öğreniyor ve bazı koleksiyoncular Blixa Bargeld'e duvarın parçalarından getiriyor, Bargeld ise "böyle birşeyin bir parçasını evimde kesinlikle istemiyorum" diyerek reddediyor. Bu olaydan yıllar sonra ekşi sözlükteki İbrahim Tatlıseks'in isteği üzerine herr Blixa Bargeld'e yönlendirdiğim; "Kollaps'ı yazarken bir gün duvarın gerçekten yıkılacağını düşünüyormuydun?" sorusuna, asla böyle bir şeyi düşünmediğini, kendisinin duvarla büyüdüğünü, hala zaman zaman duvarın orada olduğuna dair bir hisse kapıldığını söylemişti...

Achtung!
 
◄Design by Pocket