Alexander Hacke etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Alexander Hacke etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2011-09-06
Crime and the City Solution!
Uzun yılların en güzel reunion haberini sızdırayım. Bugün Mute records Crime and the City Solution ile yeni bir albüm için anlaşmaya vardı! Eski kadrodan Simon Bonney, Alexander Hacke ve Bronwyn Adams bulunuyor. Albüm kayıtlarına sonbaharda Detroit'te başlanacak ve kışa piyasaya çıkması planlanıyor. Turne umudumuz da var elbette!
2011-07-03
Skeletons Of Society!
Bir slayer şarkısı bu... Daha önce de Hacke ile sohbetlerimizde lafın dönüp dolanıp geldiği yer olarak kendilerinden bahsetmiştik
( http://melancholiamoncher.blogspot.com/2009/08/slayeeeeeer.html ). Keza bu sefer de pragda bir uzakdoğu restoranında buz gibi orta avrupa biralarını devirirken yine slayer bahsi açılmış artı olarak bu güzel akşamın 3 gün sonrasında pragda bir slayer konseri olduğunu öğrenmiş ancak seyahat planlarımız dolayısıyla 3 gün sonraki konsere beraber gidemeyecek olmaktan üzüntü duymuştuk... Nisan ayındaydı tüm bunlar...
Bu günde akşam saatlerinde uzun dinlemediğim bir kayıda gitti ellerim. 1993 yılında Andreas Ammer adlı alman sanatçı Einstürzende Neubauten'dan F.M. Einheit ve Blixa Bargeld'e bir de ünlü ingiliz dj John Peel'i de katıp Dante'nin ilahi komedyasını radyo oyunu olarak canlandırmışlardı. Tüm bu projenin kayıtlarından Radio Inferno doğmuştu. 34 canto'dan oluşuyordu radio inferno... Anlatıcı (Story Teller/Radio) John Peel, Dante Blixa Bargeld, gitarlarda caspar brötzmann vs. Burada ikinci kantoda Dante radyo kanalları arasında gezerken bir kanalda slayerdan skeletons of society çaldığını duyuyoruz. Ki aynı şarkı kanto 6'da da karşımıza çıkıyor. Bakalım Hacke ve dünya tatlısı karısı ile bir dahaki buluşmamız ne zaman olacak ve slayer konusunun açılması benim radio inferno'daki bu alıntıyı hatırlayıp dile getirmemle mi başlayacak yoksa farklı bir çağrışımla mı döneceğiz slayer konusuna... Bu arada Radio Inferno bulunuz, edininiz, dinleyiniz...
( http://melancholiamoncher.blogspot.com/2009/08/slayeeeeeer.html ). Keza bu sefer de pragda bir uzakdoğu restoranında buz gibi orta avrupa biralarını devirirken yine slayer bahsi açılmış artı olarak bu güzel akşamın 3 gün sonrasında pragda bir slayer konseri olduğunu öğrenmiş ancak seyahat planlarımız dolayısıyla 3 gün sonraki konsere beraber gidemeyecek olmaktan üzüntü duymuştuk... Nisan ayındaydı tüm bunlar...
Bu günde akşam saatlerinde uzun dinlemediğim bir kayıda gitti ellerim. 1993 yılında Andreas Ammer adlı alman sanatçı Einstürzende Neubauten'dan F.M. Einheit ve Blixa Bargeld'e bir de ünlü ingiliz dj John Peel'i de katıp Dante'nin ilahi komedyasını radyo oyunu olarak canlandırmışlardı. Tüm bu projenin kayıtlarından Radio Inferno doğmuştu. 34 canto'dan oluşuyordu radio inferno... Anlatıcı (Story Teller/Radio) John Peel, Dante Blixa Bargeld, gitarlarda caspar brötzmann vs. Burada ikinci kantoda Dante radyo kanalları arasında gezerken bir kanalda slayerdan skeletons of society çaldığını duyuyoruz. Ki aynı şarkı kanto 6'da da karşımıza çıkıyor. Bakalım Hacke ve dünya tatlısı karısı ile bir dahaki buluşmamız ne zaman olacak ve slayer konusunun açılması benim radio inferno'daki bu alıntıyı hatırlayıp dile getirmemle mi başlayacak yoksa farklı bir çağrışımla mı döneceğiz slayer konusuna... Bu arada Radio Inferno bulunuz, edininiz, dinleyiniz...
2011-01-28
Burn Baby Burn! Tour
İlk duyduğumda ilk gençlik aşklarımdan Siouxsie'nin Fireworks adlı çok sevdiğim şarkısının son mısraları geldi aklıma... Twist and turn, burn baby burn! diyordu siouxsie ama bu Burn Baby Burn tour siouxsie ile alakalı değil. Alexander Hacke'nin, dünya tatlısı karısı Danielle de Picciotto ile kurdukları Hitman's Heel adlı proje grubunun yeni albüm tanıtım turnesinin adı Burn Baby Burn... Turne kapsamında istanbula gelme ihtimalleri de bulunuyor. Eğer gerçekleşirse Kid Congo Powers'ı da beraberlerinde getireceklerinden gayet güzel bir akşam bizleri bekliyor olacak. Kid Congo Powers, Pink Monkey Birds ile gelirse daha da tadından yenmez bir gece haline de dönüşebilir.
2009-08-20
Slayeeeeeer!
Slayer mı? O da nereden çıktı demeyiniz, zira şöyle ki; Alexander Hacke'nin istanbul semalarında dolaştığı günlerde oturup sohbet edip içkilerimizi içtiğimiz akşamların çoğunda mevzu Einstürzende Neubauten'den çıkıp Hacke'nin o anki projelerine oradan Almanya müzik camiasının üzerinde biraz dolaştıktan sonra dönüp dolaşıp Slayer'a geliyor da o yüzden Slayer... Hamurunda punk bir durum var Slayer'ın o sanırım zaman zaman çekici gelen...
Geçtiğimiz aylarda Babylon'da Bant dergisi tarafından düzenlenmiş Alexander Hacke / Danielle De Picciotto - Ship of Fools etkinliğinin ardından yine bu akşamlardan birini yaşadık ve yine laf dönüp dolaşıp Slayer'a geldi. Ancak bu sefer konuya Hacke'nin eşi, daha önce Einstürzende Neubauten - on tour with neubauten.org adlı belgeselin çekimlerinde birlikte kayıtlar yaptığım, Love Parade'in mucidi, berlin underground sanat dünyasının önemli isimlerinden güzel insan Danielle De Picciotto dahil oldu ve Hacke'nin Tom Araya ile tanışma anını anlattı... Hacke'nin kendini nasıl da çocuk gibi hissettiğinden ve heyecanından bahsederken Hacke'nin kahkahalarla aslen anlatılandan daha çok heyecanlandığını ifade etmesi ile Slayer mevzumuz daha da komik yerlere doğru yol aldı. Şahsen ben de Blixa Bargeld ile ilk karşılaştığımda kendimi 10 yaşında, bir yirmi boyunda, elim kısa şortumun cebinde, içindeki meşe ve gazoz kapaklarının sayısına sevinen bir çocuk gibi hissetmiştim...
Sonra farklı bir zaman diliminde, bir Neubauten konserinde en önde Dave Lombardo'yu gördüğünden ve o anki hislerinden bahsetti Hacke... Rakılar devrildi Japon gazeteci istanbulda o gece nerede kim çalıyor konusunda bize parmak ısırttıracak detaylar verdi, japon dansöz istanbul seyahatinin nedenini anlattı, bir diğer japon kızcağız ilüstrasyonlarını kendisinin gerçekleştirdiği muhteşem bir "japonlara türkiye rehberi" gösterdi vs. gece sona erdi (bu ilüstrasyonları Bant temmuz-ağustos sayısında görebilirsiniz). Büyük bir ihtimalle yaz sonunda berlinde bir Slayer muhabbeti daha dönecek...
Hacke ile en iyi Slayer albümünün Reign in Blood olduğu düşüncesinde hemfikiriz... Günün iş yoğunluğundan bunalıp iki dakikada bulup download ettiğim, yıllardır dinlemediğim Reign in Blood'ı dinledim bugün... Kesinlikle en iyi Slayer albümü bu olsa gerek... Hoş South of Heaven sonrası albümlerini pek bildiğimi, dinlediğimi söyleyemem, bir albüm daha hatırlıyorum sanki South of Heaven sonrası.. Seasons in the Abyss'miş ama ismini bile hatırlayamadım wikipedia'ya baktım.. Daha sonrasını ise hiç bilmiyorum diyebilirim. Ama Reign in Blood 20 yıl önce dinlerken düşündüğüm gibi harika bir albüm... Ve hatta Yuh!
Geçtiğimiz aylarda Babylon'da Bant dergisi tarafından düzenlenmiş Alexander Hacke / Danielle De Picciotto - Ship of Fools etkinliğinin ardından yine bu akşamlardan birini yaşadık ve yine laf dönüp dolaşıp Slayer'a geldi. Ancak bu sefer konuya Hacke'nin eşi, daha önce Einstürzende Neubauten - on tour with neubauten.org adlı belgeselin çekimlerinde birlikte kayıtlar yaptığım, Love Parade'in mucidi, berlin underground sanat dünyasının önemli isimlerinden güzel insan Danielle De Picciotto dahil oldu ve Hacke'nin Tom Araya ile tanışma anını anlattı... Hacke'nin kendini nasıl da çocuk gibi hissettiğinden ve heyecanından bahsederken Hacke'nin kahkahalarla aslen anlatılandan daha çok heyecanlandığını ifade etmesi ile Slayer mevzumuz daha da komik yerlere doğru yol aldı. Şahsen ben de Blixa Bargeld ile ilk karşılaştığımda kendimi 10 yaşında, bir yirmi boyunda, elim kısa şortumun cebinde, içindeki meşe ve gazoz kapaklarının sayısına sevinen bir çocuk gibi hissetmiştim...
Sonra farklı bir zaman diliminde, bir Neubauten konserinde en önde Dave Lombardo'yu gördüğünden ve o anki hislerinden bahsetti Hacke... Rakılar devrildi Japon gazeteci istanbulda o gece nerede kim çalıyor konusunda bize parmak ısırttıracak detaylar verdi, japon dansöz istanbul seyahatinin nedenini anlattı, bir diğer japon kızcağız ilüstrasyonlarını kendisinin gerçekleştirdiği muhteşem bir "japonlara türkiye rehberi" gösterdi vs. gece sona erdi (bu ilüstrasyonları Bant temmuz-ağustos sayısında görebilirsiniz). Büyük bir ihtimalle yaz sonunda berlinde bir Slayer muhabbeti daha dönecek...
Hacke ile en iyi Slayer albümünün Reign in Blood olduğu düşüncesinde hemfikiriz... Günün iş yoğunluğundan bunalıp iki dakikada bulup download ettiğim, yıllardır dinlemediğim Reign in Blood'ı dinledim bugün... Kesinlikle en iyi Slayer albümü bu olsa gerek... Hoş South of Heaven sonrası albümlerini pek bildiğimi, dinlediğimi söyleyemem, bir albüm daha hatırlıyorum sanki South of Heaven sonrası.. Seasons in the Abyss'miş ama ismini bile hatırlayamadım wikipedia'ya baktım.. Daha sonrasını ise hiç bilmiyorum diyebilirim. Ama Reign in Blood 20 yıl önce dinlerken düşündüğüm gibi harika bir albüm... Ve hatta Yuh!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Heliantus Annus
Su perisi Clytia, Apollo'ya ölesiye aşıktır. Apollo ise Leucothea'ya aşık olduğundan beri onunla ilgilenmemektedir. Clytia, Apollo...
-
Slayer mı? O da nereden çıktı demeyiniz, zira şöyle ki; Alexander Hacke'nin istanbul semalarında dolaştığı günlerde oturup sohbet edip i...
-
Yine ekşi sözlük günlerinden bir entry... Nick Cave bugüne kadar 4 Bob Dylan şarkısını coverlamıştır; Knocking on heavens door (1984-86 yıl...
-
1989 yılında Black Spring Press tarafından yayınlanmış Nick Cave romanı And The Ass Saw The Angel! Kitapta Euchrid Eucrow adlı sessiz bir oğ...